Parfüm Türkçe mi ?

Firtina

New member
Fakat aynı soruları erkeklerin de sorması, kadınların da performans ve fiyat hesabı yapması son derece normal. Hatta parfüm meraklıları arasında bu iki yaklaşımın aynı kişide birleşmesi oldukça doğal.

Bence daha sağlıklı yaklaşım şu: stratejik düşünme ile empatik ve ilişkisel düşünme birbirinin alternatifi değildir. İyi bir parfüm seçimi ikisini birden gerektirebilir.

Tartışmanın Güçlü Tarafı: Dilin Değişebilir Olduğunu Hatırlatması

“Parfüm Türkçe mi?” sorusunun güçlü tarafı, aslında dilin nasıl değiştiği konusunda güzel bir tartışma başlatmasıdır.

Bir kelime başka bir dilden geldiğinde, onu kullanan toplum kelimeyi olduğu gibi bırakmak zorunda değildir. Telaffuz değişebilir, yazım değişebilir, anlam genişleyebilir veya daralabilir. Türkçede Fransızca kökenli çok sayıda kelimenin bulunması bunun yalnızca parfüme özgü olmadığını gösteriyor.

Üstelik Türkçedeki “parfüm” ile Fransızcadaki parfum yazılış olarak benzer olsa da Türkçe telaffuz ve kullanım bakımından kelime Türkçenin sistemine uyarlanmıştır. Türkçede “parfümler”, “parfümü”, “parfümden”, “parfümcü” gibi yapılar oluşturabiliyoruz. Yani kelime, Türkçenin çekim ve türetme düzenine rahatlıkla katılıyor.

Bu noktada “kelime Fransızcadan geldi” demek ile “kelime hâlâ Türkçeye ait değil” demek arasında ciddi bir fark var.

Tartışmanın Zayıf Tarafı: İnternetteki Etimoloji Bilgileri

Bence bu konuda en büyük sorun kaynak seçimi.

İnternette parfüm kelimesinin kökeniyle ilgili çok sayıda içerik bulunuyor; fakat bunların hepsi aynı güvenilirlik düzeyinde değil. Bir blog yazısı, sosyal medya paylaşımı veya rastgele bir sözlük sayfası, akademik bir etimoloji çalışmasıyla aynı ağırlığa sahip değil.

TDK'nin güncel ve özel amaçlı sözlük sistemleri, kelimelerin köken bilgisi konusunda başvurulabilecek kurumsal kaynaklardan biri. Kurumun Köken Bilgisi Sözlüğü projesi de bu alanın uzmanlar tarafından sistematik biçimde ele alındığını gösteriyor. Projede Osman Mert, Nurettin Demir, Gülden Sağol Yüksekkaya, Oğuz Durmuş ve başka akademisyenlerin yer aldığı belirtiliyor.

Ayrıca Nişanyan Sözlük gibi etimoloji odaklı kaynaklar da Türkçe kelimelerin tarihsel gelişimini incelemek için yararlı olabilir. Ancak tek bir internet kaynağındaki açıklamayı mutlak doğru kabul etmek yerine, farklı kaynakları karşılaştırmak daha sağlıklı.

Özellikle “Bu kelime kesin olarak şu anlama gelir, çünkü iki parçaya ayrıldığında bunu gösteriyor” tarzı açıklamalara karşı temkinli olmak gerekiyor.

Parfümün Kendisi Türkçe Olmasa da Türkçedeki Kullanımı Bize Ne Anlatıyor?

İşin ilginç tarafı şu: Kelimenin kendisi Fransızca kökenliyken, Türkiye'deki kullanım alanı oldukça geniş.

“Parfüm almak”, “parfüm sıkmak”, “parfüm kokusu”, “parfüm markası”, “parfüm şişesi”, “parfüm notası”, “parfümcü” gibi ifadeler günlük dilde rahatlıkla kullanılıyor. Bu kullanım bize kelimenin Türkçede yalnızca geçici bir yabancı unsur olmadığını gösteriyor.

Burada “Türkçeleşme” kavramını da dikkatli kullanmak lazım. Bir kelimenin Türkçede yaygınlaşması, onun tarihsel kökenini değiştirmez. “Parfüm”ün Fransızca kökenli olduğu gerçeği ortadan kalkmaz. Fakat Türkçe konuşan insanların ortak iletişim sisteminde yerleşmiş olması da aynı derecede gerçektir.

Bence dil konusunda olgun yaklaşım tam olarak bu iki gerçeği aynı anda görebilmektir.

Sonuç: Parfüm Türkçe mi?

Benim ulaştığım sonuç oldukça net: “Parfüm” Türkçe kökenli değildir; Fransızca parfum kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Fransızcadaki kelimenin tarihsel kökeni ise daha geriye, Latinceyle bağlantılı bir kelime ailesine uzanır.

Fakat buradan “parfüm Türkçe değildir” sonucunu çıkarmak yanıltıcı olur. Çünkü bugün “parfüm”, Türkçede kullanılan, çekimlenen ve yeni kelimelerin oluşumuna katılan yerleşik bir sözcüktür.

Ben dil tartışmalarında “öz Türkçe mi, yabancı mı?” ikiliğinden ziyade “kökeni ne, Türkçede nasıl kullanılmış, hangi anlamı kazanmış?” sorularının daha verimli olduğunu düşünüyorum.

Sonuçta Türkçe tarih boyunca temas hâlinde olduğu dillerden kelimeler aldı. Bu, dilin zayıflığı olarak mı görülmeli, yoksa yaşayan bir dilin doğal özelliği olarak mı kabul edilmeli?

Bir başka soru da şu: Bir kelimeyi milyonlarca insan günlük hayatında kullanıyorsa, sırf kökeni yabancı diye onu “Türkçe değil” olarak nitelemek gerçekten ne kadar anlamlı?

Ve belki daha önemlisi: Bir dili güçlü yapan şey, yalnızca kelimelerinin kökeni midir; yoksa o kelimeleri kendi kuralları içinde anlamlı, anlaşılır ve üretken biçimde kullanabilmesi midir?

Ben ikinci yaklaşımın daha açıklayıcı olduğunu düşünüyorum. “Parfüm” bunun küçük ama oldukça güzel bir örneği: Kökeni Fransızca, tarihsel geçmişi Latin dünyasına kadar uzanıyor; fakat bugün kelimeyi kullanan Türkçe konuşurlar açısından son derece tanıdık ve doğal bir sözcük.

Kaynak Notu

Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük ve Köken Bilgisi Sözlüğü çalışmaları, kelimelerin kökeni konusunda temel başvuru kaynakları arasında değerlendirilebilir. TDK’nin köken bilgisi açıklamalarında Batı kökenli kelimelerin kaynak dillerinin ve özgün biçimlerinin ayrıca gösterildiği belirtilmektedir.

Etimoloji konusunda Nişanyan Sözlük de Türkçenin tarihsel söz varlığını incelemek için kullanılabilecek kapsamlı kaynaklardan biridir; ancak en sağlıklı yöntem, özellikle tartışmalı kökenlerde birden fazla kaynağı karşılaştırmaktır.

Kişisel girişi daha özgün ve somut yapalımBaşlık biçimini tutarlı hâle getirelim

Kişisel girişi daha özgün ve somut yapalım

Başlık biçimini tutarlı hâle getirelim

Tekrarları azaltıp argümanı sıkılaştıralım
 
Üst